İhracat Kredi Sigortası Zararımı Nasıl Karşılayacak

İhracat kredi sigortasına nasıl başvuracağımızı daha önceki yazımızda anlatmıştık. Peki, hangi durumlarda zararımız karşılanır ve hangi oranda karşılanır. Şimdi birazda bundan bahsedelim:

Daha önceden sigortalattığımız ihracat sevkiyatlarımızın ödemesi vadesi üzerinden 30 gün geçmesine rağmen kısmen veya tamamen ödenmemesi durumunda, vadesi geçmesine rağmen ödenememe durumunda Vadesi geçmiş alacaklar aylık bildirim formu ile 10 iş günü içerisinde Eximbank’a bildirmemiz gerekiyor.

Zararın kesinleşmesi ile Eximbank tarafından tarafımıza gönderilen tazminat talep formu ile Eximbank’a başvurmamız gerekiyor. Şayet ihracat yaptığımız firmanın iflası, tasfiyesi ve konkordato ilanı gibi durumlarda alacağın usulüne uygun olarak ilgili iflas/tasfiye/konkordato masasına kaydettirmemiz istenir. Bizim bu talebimizi eksiksiz yapmamız durumunda Eximbank tarafından zararımız %90 oranında tanzim edilmektedir. Ayrıca alacaklarımızdan doğan tüm haklarımızı Eximbank’a devir etmeliyiz ve bunu ihracat yaptığımız firmaya da bildirmemiz gerekmektedir.

Burada herkesin merak edeceği konu zararımızın nasıl hesaplanacağıdır. Brüt fatura tutarımızdan zararın kesinleştiği tarihte alıcının sigortalıya karşı olan her türlü alacağı ile ihracat bedeline mahsuben alıcının yaptığı her türlü ödemeler ve ihracatla ilgili komisyon gibi masraflardan yapılan tasarrufların düşülmesinden sonra bulunan miktardır. Hesaplanan tazminat miktarı TL olarak ödenmektedir. Döviz alacak TL ye çevrilirken bize ihbarın yapıldığı gündeki kur baz alınmaktadır.

Diğer bir durum ise alıcının malları teslim almaması durumunda zararımızın nasıl tanzim edileceği konusudur. Böyle bir durumda öncelikle yazılı olarak durumu Eximbank’a bildirmemiz gerekmekte.  Bu noktada Eximbank’ın ön onayı olmak kaydı ile malı başka bir firmaya satarak aradaki farkın %90’ı Eximbank tarafından tanzim edilmektedir. Şayet Eximbank ön onayı almadan bu işlemi yapar isek zararımızın %50’si tanzim edilmektedir. Bu durumda diğer bir alternatifte ürünleri Türkiye’ye geri getirmektir. Bunu yaptığımızda yine Eximbank’ın yazılı ön izni olmak kaydı ile oluşacak navlun masrafları da karşılanabilmektedir.

Alıcı ile bir ihtilaf çıkması durumunda ise Eximbank’ın aradığı şey kusurun kimde olduğu ve alıcının ülkesinden alınmış mahkeme kararıdır. Şayet biz kusurlu isek herhangi bir zarar tanzimi söz konusu değildir. Ancak bu durumlarda Eximbank alıcı ve satıcıdan ilgili işleme ait evrakları talep eder ve inceler. Ve alınmış mahkeme kararı ile bunları birleştirerek zararımızı tanzim eder. Eximbank oluşacak mahkeme masraflarını üstlenmemektedir. Bu yüzden bu tür işlemlerin masrafları tarafımıza ait olacaktır.

Şayet sigorta kapsamında yaptığımız ihracatta alıcı firma vade tarihini takiben 60 gün içerisinde ödeme yapmamasına rağmen bu firmaya yeninden sevkiyat yapmamız durumunda primimizi ödesek dahi kapsam dışında tutacaktır. Yani aynı delikten ikinci defa sokulmamıza Eximbank kabul etmemektedir.

Buraya kadar ki kısımda hangi durumlarda nasıl bir süreç işleyeceğini anlattık. Başta da dediğimiz üzere alacağımızı Eximbank’a devretmiş ve bunu firmaya bildirmiştik. Şayet Eximbank bu alacağı tahsil ederse yaptığı masrafları düştükten sonra kalan kısmın %10’unu bize iade eder.

Kısaca özetleyecek olursak malımızı kusursuz göndermemiz durumunda her durumda Eximbank zararımızı karşılamaktadır. İlk etapta belki yatırdığımız prim bize masraf olarak görünse de yüklü miktarda yaptığımız bir ihracatta bu bedel çok küçük bir rakam olarak kalacak, belki de şirketimizin iflastan kurtulmasını sağlayacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir