İhracatta KDV İadesi Uygulaması

İhracat yapan bir firma düzenlediği Türkçe faturada KDV kesemez.  Buda ilk defa ihracat yapacak kişinin aklına benim ödediğim KDV ne olacak şeklinde bir soru getirecektir. Bu noktada devreye ihracat KDV iadesi uygulaması girmektedir. İhracat KDV iadesi ihraç edilecek malın yurt dışı edilmesinden sonra ihraç edilen malların girdilerine ödenen KDV oranında iadesi anlamına gelmektedir. Yani bir makine ihraç ettiğimiz varsayımı altında olaya bakarsak makineyi üretirken kullandığımız hammaddelere ödediğimiz KDV oranında ihraç ettiğimiz makine başına bu tutarı geri almamız demektir.

KDV kanuna göre bir malın ihraç teslimi olarak kabul edilmesi için;

  • Teslimin yurt dışındaki bir müşteriye yapılması
  • Teslim konusu malın T.C. gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye vasıl olması

Burada bir ülkeye vasıl olması demek ile ihraç edeceğimiz ürünün Türkiye Cumhuriyeti sınırlarını terk ettiği an olarak kabul edilmektedir. Bunu şöyle örnekleyebiliriz. Ankara’dan Bulgaristan’a bir mal ihraç edeceğiz. Malzemeyi Ankara’dan yükledik ve gümrüklemesini yaptırdık. Tır Türkiye sınırlarından çıktığı anda yurt dışına vasıl olmuş anlamına gelir. Burada beyanname tarihi değil, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük sınırlarını geçtiği tarih kabul edilir.

KDV iadesinde bu tutarı yansıtacağımız dönem sınır hattını geçtiği dönemdir. Bunu şöyle açıklayabiliriz 28.09.2012 tarihinde bir araç yükledik ve beyanname açtırarak ihracat işlemini gerçekleştirdik. Ancak araç Türkiye sınır hattını 02.10.2012 tarihinde geçti. Bu durumda bu ihracatımızdaki KDV beyanını 10.aya yapabiliriz. Bu bilgiye https://uygulamalar.gumruk.gov.tr/BeyannameSorgulama adresinden ulaşabiliriz

İade için başvuru yaparken şu belgeler gerekmektedir;

  • Gümrük Beyannamesi: Gümrük çıkış beyannamesi olmadan KDV iadesinden faydalanamayız. Beyanname olmadan yapılan başvuru geçersiz olacaktır.
  • İhraç Edilen Ürünlere Ait Faturalar: ihraç edilen ürünlerin satış faturalarının fotokopisi veya bunların tarihini, sayısını, alıcıların adı, soyadı veya unvanını, malların cinsi, miktarı ve bedelini ihtiva eden bir listenin hazırlanması gerekmektedir.
  • İndirilecek KDV Listesi: Satıcıların adı, soyadı, unvanı, vergi dairesi, sicil numarası, faturaların tarihi, sayısı, mal veya hizmetin nevi, tutarı, hesaplanan KDV’nin gösterildiği listenin de vergi dairesine verilmesi gerekir. Bu listeler 2 örnek olarak düzenlenecek, her bir örneğin alt kısmına “Listelerde yer alan bilgilerin doğruluğunu taahhüt eder, herhangi bir yanlışlık olduğunun tespiti halinde uygulanacak yaptırımları kabul ederim” şerhi konulacaktır. Bu şerhin altına firma yetkilileri tarafından isim ve unvan kaşeleri basılacak ve tarih atılarak imzalanacaktır.
  • İhraç Edilen Malın Bünyesine Giren KDV Hesaplaması: İade taleplerinde, ihraç edilen malın üretimi, alımı, işlenmesi, nakliyesi gibi giderlere ve amortismana tabi iktisadi kıymetler gibi maliyete giren unsurlara ödenen KDV’den ne kadarının ihracata ait olduğunun hesaplanmasına ilişkin bir tablonun hazırlanması gerekmektedir.

Faturada bedellerin FOB olarak gösterilmesi gerekmektedir. Ancak satışın CIF olarak yapılması durumunda navlun ve sigorta için de ihracatçının yurt dışındaki müşterisinden aldığı bedele KDV istisnası uygulaması gerekmektedir. Bu durumda ihracat faturasındaki F.O.B. bedel ile birlikte navlun ve sigorta bedellerinin de KDV Beyannamesinde “İhracat İstisnası” satırına yazılarak matrahtan düşülmesi gerekir. Faaliyeti taşımacılık yapmak veya bunu organize etmek olmayan ihracatçı firmanın, ihraç edilen malların taşınması için ödediği ve yurt dışındaki alıcıya yansıttığı navlun bedelini “uluslararası taşımacılık istisnası” satırına yazması söz konusu değildir. Taşıma için KDV istisnası uygulanmış olsa dahi, ihracatçı ödediği bu bedeli, ihracat bedeli ile birlikte “ihracat istisnası” satırına yazmak suretiyle işlem yapacaktır

İhracat istisnasından doğan KDV iadesi nakden tahsil edebileceğimiz gibi, mal ya da hizmet satın aldığımız firmaların vergi ve SSK prim borçlarına mahsup edilmek suretiyle de tahsil edilebilir. SSK prim borcuna mahsuben vergi dairesine vereceği bir dilekçe ile başvurarak iadenin doğduğu dönemi, mahsubu istenilen iade tutarını, kendisinden başkasının prim borcunun mahsubunun talep edilmesi halinde ad, soyadı, unvanı, vergi dairesi, sicil numarası, SSK şubesi ve prim borcu tutarını bildirerek yapılmaktadır. Bunun içinde en önemli şart KDV iadesinin kesinleşmiş olmasıdır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir